Satın almak yerine üye olmak bizi nasıl etkiliyor?

Bu uzun zamandır aklıma takılan bir mesele. Hele de evlerde bu kadar çok zaman geçirirken. Eskiden Microsoft Office ürünlerini ya da başka programları örneğin, bir kere bilgisayarımızı alırken satın alır ve bir daha para ödemezdik. App Store ve Android Marketteki uygulamalar için de durum böyleydi. Ya da bir filmi, kitabı, müzik albümünü satın almaktan başka çaremiz yoktu. Bu nedenle de daha az içeriğe sahiptik ama onları tekrar ede ede daha çok sindiriyor ve benimsiyorduk. Fakat şimdiki kültürümüz içerik ve yazılımlardan aylık üyeliklerle faydalanmaya doğru evrildi.

Bunun faydaları da var kanımca, zararları da. Bir yandan bir Netflix üyesi olduğunda tüm veritabanı sana açık oluyor. Ayrıca elinizde fiziksel bir ürün bulunmuyor, örneğin bir CD. Bunun güzel yanı bir minimalist için çok fazla eşya biriktirmemek.

Ama bir yandan da üyelik için para verip de kullanmazsan kendini suçlu hissediyorsun. Ya da belki sadece boş zamanı doldurmak için başka bir aktivite yerine para verdiğin platformlardan bir şey seyretmek istiyorsun. İçerik bitmiyor da. Aynı zamanda dikkat edilmezse bütçemize de epey zarar verebiliyor.

İyi yönlerini görsem de içimden bir ses bu üyelik furyasının uzun vadede çok da iyi bir şey olmadığını, üretilen entelektüel mirasın daha hızlı tüketilebilir olduğunu söylüyor bana. Siz ne dersiniz?

Sevgililer Gününde Hediye Almasak?

Hatta hiçbir özel günde hediye almasak? Sadece içten bir öpücük, bir sarılma yetse? Ya da yaptığımız, elimizin emeği olan bir şey hediye etsek? Tüketim kültürüne bir de sevgililer günü diye aldanmasak, indirimlere kanmasak ne güzel olurdu..