Sunday Quote #10 / Pazar Alıntısı #10

Bugünkü Pazar Alıntısı İngiliz tasarımcı Vivienne Westwood’dan: “Daha az satın al, iyi seç.

Uzun süre kullan.

Nicelik değil, nitelik.

Herkes gereğinden çok fazla kıyafet alıyor.”

Nereden Başlayacağım? Kapsül Gardırop 1

Eğer minimalizm kavramı sizi de heyecanlandırıyorsa, ama nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız, doğru cevap gardırobunuz. Azaltma işine kıyafetlerden başlamanın çok büyük avantajı var. İlk olarak insan bazı şeylerden nasıl kolay vazgeçilebileceğini görüyor. Aynı zamanda da en basit yaşayanımızın bile ne denli istifçi olduğunu… Ve de yıllar içinde ne kadar saçma tarzlar denediğini, bazılarına tutunduğunu. Bunları görmek insana diğer alanları da sadeleştirmek için büyük bir motivasyon veriyor.

 

Peki Nasıl Başlayacağım?

Aslında şimdi bu işin tam sırası. Ankara’da hala kış gibi hissedilse de, bahar geliyor. Güneydeyseniz belki montları çıkardınız bile. 🙂 Tavsiyem, ilk olarak kışlıkları elden geçirin.

Derle Topla Rahatla kitabının yazarı  canım Marie Kondo şöyle bir yöntem öneriyor:

 İlk olarak ne kadar giysiniz varsa yatağınızın üzerine atın.

Diyor ki bu işi bir kerede yapmanız lazım. Bu bir kere 6 ay da sürebilir, bir gün de. Azimli olmak, vazgeçmemek, kaytarmamak bu işin anahtarı. Ben diyorum ki, belki tüm giysiler fazla gelebilir. Kışlıklardan başlayın, seneyi düşünerek. Tüm kışlıkları yatağınızın üzerine atın. Eğer askıdaysa askıları çıkarın.

Ara not: Lütfen -sakın- aile bireyleriniz adına karar vermeyiniz. Bu iş felaketle sonuçlanabilir. Burada bahsettiğimiz 2 yaşındaki çocuğunuz, eşiniz yahut anne-babanız olabilir. Herkesin eşyaya verdiği değer farklıdır. Onun yerine siz karar veremezsiniz. Zaten bu işin ne kadar rahatlayıcı olduğunu gördüğü an o da size katılacaktır (bizde öyle oldu).

Şimdi bunları üç büyük grup halinde toplayacağız.

  1. Çöp: Bence neden bahsettiğimi çok iyi biliyorsunuz. Yıllar önce alınmış, her tarafından yırtılmış, delinmiş, pamuklanmış, lekeli. “Ama Beymen Outlet’ten çok uygun fiyata aldım!” “Ben ona yurtdışında kaç avro verdim!” Tamam da, çıkmayacak şekilde lekelenmiş! Artık onun ne sana ne bana faydası var. Eğer giyilemeyecek durumdaysa çöp olmaya mahkumdur. Ben örneğin bugün beyaz bir kazağıma, ne kadar sevsem de, üzerindeki  lekeleri çıkaramadığım için, ve bir de yeleğime, yapay kürk ve yapay deri bu yelek ama deri ve kürk kısmı ayrıştığı için, veda ettim.
    • Çöpe atmayayım, kıyamam derseniz, H&M’e bir torba kıyafet, bez vb. götürüp 10 TL’lik hediye çeki alabilirsiniz, ne kadar yıpranmış olduğu önemli değil. Eğer çok kaliteli bir kumaş ama bir kısmı lekeli/delik vb ise etrafınızda dikiş bilen bir insana kumaşı kullanıp kullanmak istemediğini sorabilirsiniz. Eskinin kalitesinde kumaş artık üretilmediği için üzerine atlayabilirler. 🙂
  2. Bağışla/Sat: Bu grupta da bir zamanlar çok sevdiğimiz, hala giyilebilecek kıvamda olan ama ya beden, ya tarz (ya da benim gibi üniversite yıllarından giysiler sakladıysanız ne beden ne tarz) olarak giyemeyeceğiniz giysilerden bahsediyorum. Bu işleri parayla yapan bir arkadaş müşterilerine şu soruyu soruyormuş: eski sevgilini sokakta bu kıyafetle görseydin utanır mıydın harika mı hissederdin? İşte gardırobumuz sadece harika hissedeceğimiz giysilerle dolu olmalı. Diğerleri ise ya bağışlanmalı ya da çöp olmalı. 17359432_1663796540583030_6853562740985174371_o
    • Nereye bağışlayacağım diyorsanız seçenek çok. Ben çoğu zaman Ankara Çiğdem Mahallesi’nin Çiğdemim Derneği’ne bağışlıyorum, bu bir mahalle dayanışma derneği. İhtiyaç sahiplerini bulup ulaştırıyorlar.
    • Kızılay’ın ya da belediyelerin eski kıyafet toplama kumbaraları başka bir seçenek.
    • Etrafınıza da sorun soruşturun, bazen ihtiyaç sahiplerini tanıyanlar oluyor, özellikle kışlık ihtiyacı olanlar olabilir.
    • Arkadaşlarınıza ve aile fertlerinize de sorun. Gerçi ben kardeşime sorduğumda, o kıyafetlerin çoğunun artık çöplük olduğunu, kimsenin giymeyeceğini söyleyerek uyardı beni (kötü olmadı, kendime geldim).
    • Bu işten para da elde etmek istiyorsanız satabilirsiniz, biliyorsunuz bazıları var sadece almış olmak için alışveriş yapıyor ve bazı aldıklarını etiketini bile çıkarmadan saklıyor. Sizin de böyle yeni durumda giysileriniz varsa internetteki mecralardan satmayı deneyin. Eşim eski saat ve cep telefonlarını hep sahibinden.com sitesinden satıyor, genellikle elden teslim ediyor, hiç sorun yaşamadı.
  3. Tut: Başlarken bu grup en büyüğü olacakmış gibi geliyor ama bittiğinde en küçüğü oluyor nasılsa! Çünkü aslında her gün giydiklerimiz ve ihtiyaç duyduklarımız o denli az ki. Böyle her şeyi önümüze serdiğimizde ne gereksiz harcamalar yaptığımızı anlayabiliyoruz.

Bir şeyi atmaya, bağışlamaya, ya da tutmaya nasıl kolaylıkla karar veririm?

  1. Minimalizm’in dünyada yayılmasını sağlayan ikili “The Minimalists” (www.theminimalists.com) değer konusunda düşünmeyi tavsiye ediyorlar. Sadece giysiler için değil, tüm eşyalar için şu soruyu sorun kendinize: Bu benim hayatıma değer katıyor mu? Cevap evet ise, tutmalısınız. Emin değilseniz bu da hayır anlamına gelir ki vazgeçmelisiniz demektir. Değer hakkındaki İngilizce yazıları için buraya bakabilirsiniz.
  2. Kondo ise (tam bir capon, canım benim) daha duygusal bir yaklaşımla, “dokunun” diyor. Bu nedenle her şeyi yatağına ser diyor. Dokunmadan bilemezsin, onun hayatına değer katıp katmadığını, ihtiyacın olup olmadığını. Kondo’nun sorduğu soru ise: “Mutlu ediyor mu?” Seni neşelendirmeyen hiçbir şeyin evinde yeri yoktur diyor. Giysilerde bunu anlamak çok kolay. Bu nedenle de giysilerden başlamak çok mantıklı. Neyin üzerinize yakıştığını (yani eski sevgiliniz üzerinizde görse süper hissedeceğinizi :)) neyin yakışmadığını- çok rahat da olsa, çok iyi biliyorsunuz. Emin olmadığınızda eşten dosttan yardım istemekte de çekinmeyin. Sabah dolabınızı açtığınızda, içinde yalnızca mükemmel hissettiğiniz kıyafetler olması kadar güzel bir şey yok.

kondo-book_0

İçinde mükemmel hissetmek derken, yalnızca cafcaflı giysiler anlaşılmasın. Ben şahsen bir kot ve tişörtün içinde mükemmel hissediyorum, eğer bedenime ve vücut yapıma uygunlarsa.  Ya da bazı arkadaşlarım topuklu ayakkabının postürlerini düzelttiğinden, daha özgüvenli hissettiklerinden bahsediyor. O zaman, topuklu baş tacınız olsun! Benimse topukluların içinde tek düşüncem eve gidip ayaklarımı sıcak suda saatlerce bekletmek oluyor! Yani bana kesinlikle mutluluk vermiyor topuklu.

Herkesin öncelikleri farklı, ve kendinizi iyi tanımalısınız. Başkalarının önceliğine göre giyinmeyin, bu sizin hayatınız ve en sevdiğiniz şekilde giyinmelisiniz. Bu yüzden de sizi yansıtmayan giysi ve aksesuarlarınıza elveda deyip “tam sizlik” olanları gerekirse haftada iki gün giymelisiniz. 🙂

Peki atacağımı attım, tutacağımı tuttum. Nasıl düzenleyeceğim?

O da başka bir yazımızın konusu olsun. Bu arada Kondo’nun kitabını edinip başlayabilirsiniz, çok güzel ipuçları var. Kendisi her ne kadar başka yöntemlerle karıştırmayın dese de herkesin kendi yöntemini bulması taraftarıyım ben. O yüzden okuyup kendiniz karar vermelisiniz size uyup uymadığına. Ben bildiğim yöntemleri yazıp, kendi gardırobumdan örneklerle göstereceğim bir sonraki yazımda. O zamana kadar, bir yıl kadar önce yazdığım şu yazıya da bakabilirsiniz.Bir de project 333 var. Kapsül gardırop deyimini de çıkaran sanırım bunu yaratan kadın, miniminnacık ama her şeye yeten bir gardırop kastettiği. Buna da bakın. Yılda 3 kere, 33 parçadan oluşan bir gardırop yapmayı öneriyorlar. Ben bunu hiç denememiştim, sadece azalttım ama hiç saymadım. Dün oturup sayayım dedim bu bahar giyeceklerimi, ayakkabılar, aksesuarlar, spor kıyafetleri falan her şey dahil tam 33 parça olmuş. 🙂 Bundan da bir sonraki yazımda bahsedeceğim.

Adsız

 

 

 

 

Style Matters (but not the size of your wardrobe)

style

I really can’t say I’ve found my style yet, a style that I can keep for years. Or rather, I’m denying my jeans & basic t-shirt style and hoping that I’ll come up with something chic (or I’ll be a cool grandma who’s still wearing jeans and a star wars t-shirt). Meanwhile, I adore people with style, people who follow a timeless fashion.

In an earlier post, I talked about fashion designers like Micheal Kors and Vera Wang, who stick with black in their wardrobe. Today I’d like to turn to Royal Family and the “repeaters” that I like a lot!

princess anne

Princess Anne, the only daughter of the Queen is definitely my favourite, she likes wearing the same outfits with small changes again and again, and here is one outfit that I love. She first wore this marvelous lavender coat with a matching hat in 1979, and has worn it to several occasions since. Her outfits are probably made from the finest material and with great design and tailoring involved, why waste them, right? This coat is definitely timeless fashion. If you want to see her other outfits that she’s wearing again and again, you can check this newspaper article out.

12717700_758802920921271_7437587303452081329_n

Princess Kate also follows Anne’s footsteps, and she’s getting lots of attention for it, like everything she does. I remember how the media blamed Kate  for wearing skinny jeans! (I thought she looks great in them too.) She is on the newspaper no matter what she does, so if she chooses to do nice things everyone knows about it. I’m not British, but maybe because I teach English for a living, I’ve always thought the Royal Family is a huge influence on today’s society. They are big role models, along with superstars and scientists and politicians. So I really appreciate these two princesses’ styles and hope we can learn from them. Being thrifty and frugal is not only for the commoners! 😀

Be the Change you wish to see in the world.

I used to ponder upon these words from Mahatmi Gandhi, but didn’t find it very applicable. I was a vegetarian for four years, but even then I couldn’t truly see the meaning behind these inspiring words of Gandhi, who was also a vegetarian. Maybe because I didn’t believe in “change”, I couldn’t make the other people change.

But now I think with the help of my students I’m starting to grasp what he means.

Last year we were doing a text on shopaholism and a student of mine (aged 18) said how the notion of shopaholism fits him, how mindlessly he goes shopping  for clothes and how much he buys. He asked me if I was the same. And I told him I used to be like that but not anymore. For example I’d only bought one t-shirt that year. The class, usually on their mobiles, suddenly started to pay attention. The school that I worked for then was a prestigious private university, so the families of these students were quite wealthy, except the students on scholarship.

When they started to listen, I told them that I decided I only needed a pair of jeans and a pair of shoes for summer, then I did lots of research and bought Levi’s jeans for like 20 dollars (like 70% discount) and a pair of Toms for 50$ (20% discount). I bought less and I paid less. Although my choice of Levi’s and Toms might seem materialistic, in my old days, I would never be able to buy these brands as I shopped so mindlessly. Their prices were always too much for me. Now that I choose what I buy, not the shopping centers that I frequently visited, I had the time to research the prices and buy them for a reasonable price.

I must say that I do not find buying just two items per season limiting. It’s not like “I won’t buy anything for a year” kind of statement. It is knowing yourself and what you truly need. Levi’s and Toms were my items for last summer.

{This summer, on the other hand, I made more purchases. I had three pairs of jeans, two pairs of flare jeans and that pair of Levi’s (which is bootcut). Upon losing some weight I thought those flare jeans do not really flatter my body, and will get rid of at least one (still not sure about the second, but I will give myself the time to adjust from flare to fitting jeans) I bought two pairs of straight fitting jeans and two t-shirts (how many t-shirts I’ve said goodbye I don’t know, but at least 3). So I’m trying to maximise the empty space in my wardrobe while changing my style, which is perfectly okay.}

you-must-be-the-change-you-wish-to-see-in-the-world-22

Of course I couldn’t express my feelings as freely as I wrote them, but I managed to capture the attention of at least 1 or 2. For two minutes they were able to leave the smart phones and listened to me. Even that meant a lot to me. And it suddenly reminded me of dear Gandhi. I am (at least trying to be) the change I wish to see in the world.

When I first started teaching I got so frustrated at the system and the rules that I started to think I would never be the teacher I was trained for and I set out for. I was afraid that I was going to be “another brick on the wall”. I am slowly learning how to be myself. It is exhilarating.

Living with Few(er) Clothes

Minimalism and simple living really excite me because I might be the most domestic person on earth and just like Franz Kafka saw his room as an extension of his body and would not move out if he had unlimited supply of food, I see my home as an extension of my existence.

9781846462771

But being a messy person since my childhood (Mr. Messy Man will get my feelings), I’ve always found myself in the middle of a mess, no matter what I do. But finally I’ve realized, I don’t need any of the mess. If there wasn’t so much stuff around, why would mess happen? But is it easy to get rid of items you’ve been clinging to for all these years? Of course not.

Starting with clothes seemed like the appropriate idea and what Kondo suggested, too. And after a little research I’ve found out many movements that motivates you to declutter your closet. 10 item closet, project 333, capsule wardrobe are all very comprehensible and motivating, and seem to have a common purpose: To have a wardrobe that fits your style, and you can mix&match. To start the day without even asking yourself what to wear today. To realize what suits you best and don’t let the other clothes gather dust in your closet.

Crazy as it seems, many famous people actually do have a capsule wardrobe. When there is much to do, why would you spend money, and more importantly, time for choosing clothes? Einstein, for example, wore only a grey suit, while Obama doesn’t have suits other than in grey or blue. Steve Jobs and Mark Zuckerberg are other popular examples. Okay, these are geniuses so they are not subject to the rules of the society, let’s say.

download

What strikes me are the examples of Micheal Kors and Vera Wang, who are leading fashion designers, but have a very limited wardrobe (99.9% in black). They lead the fashion but not interested in it.

So, how to live with fewer clothes?

Step 1: Think about your style.

Unfortunately, more difficult for women simply because there are more alternatives.

But not that difficult.

Simply think about your lifestyle and what you wear most. Looking at your laundry bag might also help.

Don’t think about the image of yourself quite chic, revolving heads and alike. Think about your now. I, for example, really liked going to shops and try out dresses and buy them. I ended up with many dresses that I never wore. It wasn’t buying the dress that I did, it was buying the dream. And the dream stayed in my wardrobe so long that it became dusty and forgotten.

My everyday style consists of sneakers, a pair of jeans and a t-shirt/blouse. Even in winter  just add a cardigan. This is what I find most comfort in. Even if I plan to wear a dress or a skirt to work, I never find the motivation to iron the piece or find the matching (and not torn) stockings to go with it. What a torture! That’s why I really like the style of thetinytwig because this is just my style. An example:

image

After finding your style:

Step 2. Discard everything unnecessary and you don’t like.

As painful as it sounds, believe me it gets very enjoyable after a certain point. You will like to get smaller and smaller every passing day.

What you need to do first is walk around the house, gather every wearable item and put them on your bed and/or carpet. Even when I was taking some clothes from the closet, I knew they were going. They were so desperate. Anyway, I came up with a few simple criteria:

i. Every item that doesn’t fit me GOES. No item will wait for me to gain or lose weight.

ii. Every item that is beyond repair also GOES. Even if it has sentimental value. No exceptions.

iii.  Every item that doesn’t fit my current style GOES, too. When I started to work I had to wear formal pants and jackets but now I don’t have to. I could if I wanted, but I never really feel like wearing formal clothes. So why keep them? Those formal clothes are very bulky, too. They take up a lot of your wardrobe space.

Kondo suggests going over your clothes all at once, but I managed to cover my whole wardrobe in a matter of two months. The reason it took so long was I wasn’t sure about some items in my third criteria and I clung to them. At the end I saw that they were no use to me, I didn’t love them at all and I got rid of them. Yet some items were ridiculously easy, and I wondered why the hell I carried them for all these years that I moved from city to city.

At the end I guess I got rid of 100+ items of clothing. This was over a year ago and I never missed them. The ones that were beyond repair became rags. Some good ones (or so I thought) I took some twenty of them to my sister, who was also amazed how I kept moving these clothes that I never loved for all these years. My shopping guru sister took only 2 or 3 pieces I guess.  I donated the others that are in good condition to a local charity.

Now that we are left with only clothes we love,

Step 3. Have an organized wardrobe.

Marie Kondo just rocks here as well. She explains so vividly and functionally how a wardrobe should be organized. She basically suggests folding everything that can be folded and hang the others so they rise from left to right:

gallery-1451587533-p108-closet-image

Last but not least,

Step 4. Shop less and shop mindfully and intentionally

 

This has to be a life style. I used to be an impulsive shopper, going to the shops, trying out the first thing I like and buying it. No more.

I learnt a lot about this from my husband and mother-in-law. She just says, for example, I am going to buy a trench coat. She decides on the model, and goes to the shops with that in mind. I used to go shopping for a trench coat and come back with a pair of shoes, a pair of jeans and a jacket, saying “I couldn’t find a trench coat again”.

Now I’ve learnt to set up some objectives at the beginning of a season. If I need sandals, let’s say, I only go to places where I might find it. So I spend less time in shopping centers and less money as well.

To conclude, I feel a great relief after saying goodbye to more than half of my clothes (I haven’t missed a single piece for over a year). I don’t have to have a seasonal wardrobe, I can see all my clothes once I open my closet. My end objective is to live with 20-30 items that I LOVE, never experience “don’t know what to wear” feeling again and use the remaining time and energy to what really matters to me.