Minimalizm Savurganlık Mı?

Minimalizme ilk başlandığında, çoğu kişi bir “arınma”ya gidiyor ve bu da çevresi tarafından bir savurganlık gibi algılanabiliyor. Hatta son videomun altında yapılan yorumlarda, fakir insanların zaten minimalist olma zorunluluğu, zenginlerin ise minimalizmi benimsemesinin bir şımarıklık olduğunu söyledi bir takipçim:

Bu konu üzerine gerçekten konuşulması gerektiğini düşünüyorum. Bence minimalizmle yapılan en büyük hatalardan biri minimalizme azaltarak başlamak. Hele de azaltırken tam olarak ne yapacağını bilmediğimiz eşyaları çöpe atmak aslında büyük bir savurganlık olabiliyor tabii ki. Fakat minimalizmle tanıştıktan sonra aylarca, belki bir yıl hiç azaltma yapmamayı tavsiye ediyorum ben. Çünkü o dönemde ilk olarak yapılması gereken iki şey var. Hatta bunları da bir video serisi olarak anlatmıştım, izlemek isterseniz aşağıda paylaşıyorum:

1-Alışveriş Alışkanlıklarımızı, Zayıf Noktalarımızı, Gereksiz Yere Para ve Zaman Harcadığımız Kalemleri Tespit Etmek.


2- Belirli Kalemlerde Alışveriş Orucu Yapmak.

Bu ikisi yapılmadan başlanan azaltma süreci bence gerçekten de savurganlığa dönebilir. Çünkü attığımız ürüne daha sonradan ihtiyacımız olduğunu düşünüp yenisini almak zorunda kalabiliriz. Ya da alışveriş bağımlılığını çözmediğimiz için bir ay gardırobumuzu boşaltırız, öteki ay yeniden doldururuz. Ki böyle insanlar da çook fazla var biliyorum. Özellikle modaya uygun alışveriş yapanlarda iki eğilim oluyor, ya eski sezon kıyafetlerini atmak (belki bağışlamak, ama her yıl onlarca kıyafet bağışlamak da insanın içini rahatlatmamalı), ya da istif yapmak. İkisi de eşit derecede tehlikeli diye düşünüyorum.

Bir de bunun ev tasarım versiyonu var, ki o da içler acısı. “Ben minimalist oldum” diye evindeki mobilyayı daha minimalist görünümlü mobilyayla değiştirenler. Bu da bence tam bir savurganlık ve yaşam tarzı olan minimalizmle uzaktan yakından alakası yok. Bu sadece estetik açıdan minimalizmle bağdaştırılabilir, ki benim amacım çoğunlukla bu değil.

Benim minimalizme dönme amacım, elimdeki eşyaların kıymetini bilmek, ve artık bana hizmet etmeyen eşyalardan ne zaman kurtulacağımı bilmek. Bunu yaparken de mümkün olduğunca eşyalarımı satmaya çalışıyorum (%70 başarabiliyorum). Kalan %30’unu ancak ileri dönüşüm, olmazsa bağış, o da artık olmazsa geri dönüşüm kutusu veya çöpe gidiyor mecburen. Ama bunun olmaması için çabalıyorum. Hal böyle olunca da bir insanın minimalizmi nasıl savurganlık olarak değerlendirdiğini anlamak güç. Eğer minimalist bir yaşama geçerken savurganlık olarak düşünülebilecek şeyler yapıyorsanız düşünün: Bu eşyayı gerçekten atmak gerekli mi? Atmak yerine nasıl değerlendirebilirim? Satabilir miyim? Faydalanacak birine verebilir miyim? Başka bir şeye dönüştürüp ya da tamir edip seveceğim bir nesneye çevirebilir miyim? Atmadan önce yapacak çok fazla şey var.

Zenginlik konusuna gelince, onu da videoda anlatayım 🙂 Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum.