Görmek istediğin değişimin kendisi ol.

you-must-be-the-change-you-wish-to-see-in-the-world-22

 

Yukarıdaki Mahatma Gandhi sözünü çok düşünür; ama bazen uygulanır bulmazdım. 4 sene boyunca vejetaryen yaşadım ve kendi de vejetaryen olan Gandhi’nin bu sözünü o zaman bile tam olarak anlayamamıştım. Belki de tam olarak bu değişime inanmadığım için çevremdekileri de pek inandıramadım. Ama bu sefer öğrencilerimin yardımıyla sanırım bu sözün ne demek olduğunu biraz da olsun özümseyebildim.

Alışverişkolik olma üzerine bir parça işliyorduk ve bir erkek öğrencim anlatılanın ne kadar ona uyduğunu, özellikle kıyafet alışverişine gittiğinde kendinden geçip ne kadar çok satın aldığını anlattı. Benim de öyle olup olmadığımı sordu. Ben de, aslında tam tersi olduğumu, yaklaşık 1 yıldır örneğin hiç t-shirt almadığımı söyledim. Bunu duyan sınıf bir anda pür dikkat kesildi ve ben anlatmaya devam ettim. Onlar sordu, ben anlattım, ki özel bir üniversite olduğunu düşünürsek alım gücü yüksek bir kitle var karşımda. Bu öğrenci grubum daha önce tanıştığım öğrencilerden biraz farklı olsa da yine de istediğini alabilen- ve ailenin de çoğu zaman sınırsız finansal destek sağladığını düşündüğüm- bir grup. Bu yaz yalnızca bir kot pantolon ve bir çift ayakkabıya ihtiyacım olduğunu tespit ettiğimi, bunları da bir ay boyunca araştırdığımı, sonunda bir Levi’s kotu 70 liraya (indirimin de indirimi) ve Toms ayakkabıları 150 liraya (30 lira indirimli) aldığımı anlattım. Levi’s ve Toms seçimim materyalistik gibi görünse de belki içimde kaldıkları için reddedemediğim iki marka. Hep ikisinden de almak istedim ama aynı anda bir sürü parça alınca en kalitelisini almaya insanın parası kalmıyor. “Bu yaz yalnızca iki parça alacağım” diye kendine bir amaç koyarsan en iyisini almaya para bulabiliyorsun. Ve yeni bir şey satın almama eylemi kendimi sınırlamak ya da “1 yıl boyunca satın almayacağım” gibi söylemler değil. Gerçekten sevmediğim ve hiç giymediğim parçaları ayıklayınca sevdiğim giysileri her gün giyebiliyorum. Dolabımı açınca “bugün ne giysem” demiyorum. O zaman yeni bir şey almaya ihtiyaç da duymuyorum.

Bunların hepsini yazı dilindeki gibi anlatamasam da onların ilgisini çekmeyi başardım. 2 dakikalığına önlerindeki cep telefonlarına bakmayı bırakıp beni dinlediler. Bu bile bir kazançtır diye düşünüyorum. İşte olmak istediğin değişimin kendisi ol, bu demek bana göre. Kısa bir süreliğine kim olduğumu kendi akranlarıma değil öğrencilerime de gösterebildim. İlk çalışmaya başladığımda bir öğretmen olarak uymam gereken kurallar bütünü beni içine hapsetmiş, istediğim ve eğitildiğim gibi bir öğretmen olamayacağım, ben de duvarda bir tuğla olacağım diye cesaretim çok fazla kırılmıştı. Belki artık kurallara uymaktan çok, biraz daha kendim olmayı öğreniyorum. Örnek olmak deyişini sevmesem de, bir iki öğrenciyi bile düşünmeye sevk etmek, beni gerçekten mutlu ediyor.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s